|

Alucra'nin Kuruluşu
"Alucra, 1876 ylina kadar Mindeval
(Tesdik) ve Kuvata adinda iki nahiye olarak idare edilmis, 1896 yilinda
kaymakamlik
oldugunda Sebinkarahisar Mutasarrifligi'na bagli bulunuyordu.1898 yilinda
Seb.
Mut.'na getirilen Sükrü Pasa Seb.-Alucra yolunu açmistir.
Alucra, 1933 yilina kadar Seb. Ili'ne bagli ilçe iken, 1933
yilinda Seb.'le birlikte Giresun Ili'ne bagli bir ilçe merkezi
haline
getirilmistir."5 (Bkz. Harita no:1)
Böylece Alucra, Seb.ve sonra Giresun'a
bagli olmak üzere 103 yillik ilçe statüsünde bulunmaktadir.
Edebiyat tarihimizin ünlü ismi Semseddin Sami bir eserinde
Alucra
hakinda sunlari der (Transkripsiyonu halinde. Orjinal metin ekte.):
“Elvecre, Sivas Vilayeti’nin Ìarahisar-i Sarki
Sancagi’nda ve sancagiñ sark cihetinde bir kaza olup, merkezi
Karahisar’dan 7
saat mesafede bir hükûmet konagiyla bir iki han
ve firindan ibarettir. Kaza 6 nahiye ve 4 karyeden mürekkeb olup,
ahalisi 20.000
raddelerindedir, ki bunlariñ da hemen cümlesi müslümdür.
Der5n kazada 40 cami
ve mescid, 6 medrese, 56 mektep mevcuddur. Arazisi oldukça münebbet
olup,
hubûbat metnua ile sebze ve meyveleriñ envai hasil olur.
Magmulat sinaiyyesi aba ve kilimden ibarettir. Ormanlari dahi çoktur.
Derun kazada
bir demir madeni bulunuyor. Merkezi kazada bahr cuma irtesi bazar, ve
bahar sene
mayisinda 7’sinde panayir kurulur.”
Alucra yöresinin merkezî yönetimi, simdi mahalle olan
Kemalli ve
Babapinar'dan (Parak) idare edilmesine karsin, daha sonra merkez, simdiki
kurulu olan
yerinde olmasina karar kilinmistir.
Alucra'nin isminin Verilmesi
Fatih Sultan Mehmet hem "Anadolu Türk Birligi"ni saglamak,
hem de Dogu'daki Uzun Hasan'in yayilmaci
politikasini bertaraf etmek için 1473'te Otlukbeli (Kelkit'in dogusunda)
mevkisine
gelir ve Uzun Hasan'nin ordusunu maglup eder.
"Otlukbeli mevkîsi bütün tarihlerde Tercan Kazasi
dahilinde
bir yer olarak gösterilmekte ise de, yapilan incelemeler ve geziler
sonunda Otlukbeli
mevkîsinin Alucra Ilçesi'ne bagli Karadikmen (Manuzara) Köyü'nün
batisina,
Kaledere Köyü'nün kuzey dogusuna düsen ve Kelkit Çayi'na
2.5 saat kadar çeken bir
yer oldugu tesbit edilmistir."6
Fatih, ordusuyla Koyulhisar'i almis ve
Seb. civarina gelmistir. Trabzon istikametine gitmesi için de en
kestirme yol olarak
Alucra hattindan geçmesi gerekiyordu. Orduyla yolculugu sirasinda
Alucra önlerine
kadar gelir. Burada ulasimi engelleyecek kadar sik ormanla karsilasan
Fatih,
ordusuna yol açmak için özel baltacilar tutar ve kendine
geçit güzergâhi
olusturur. Bu arada Alucra'da da konaklar. Karargah Allu'da, ordusu ise
Zun'da konaklar.
Fatih Sultan Mehmet burada “aluç” (yabani meyve) agacinin
çok
olmasina binâen bu yerlesim yerinin adinin Alucara (Alucra) olmasini
ister. (1-5)
Baska bir rivayete göre de Fatih, Seb.'de iken elini Alucra'ya uzatarak
"el-ücrâ" (ücra yer) diye söyledigi rivayet
edilir. (5)
|