|

Akıncılar
Karadeniz
Bölgesi’nde, Sivas İline bağlı bir ilçe olan Akıncılar, doğusunda,
Gölova, batısında Suşehri, güneyinde İmranlı, güneydoğusunda Erzincan’a
bağlı Refahiye, kuzeyinde Giresun’a bağlı Şebinkarahisar ilçeleri ile
çevrilidir. Akıncılar, Karadeniz Bölgesi’nin batı ve iç kesiminde,
Yukarı Kelkit Havzasında yer almaktadır. İlçe toprakları engebeli bir
arazi yapısına sahip olup, güneyini Kızıldağ engebelendirmektedir.
Kızıldağ aynı zamanda ilçenin İmranlı ilçesi ile doğal sınırını
oluşturmaktadır. İmranlı-Akıncılar arasında sınır olan Peynirli
Tepesidir (3.015 m) ilçenin en yüksek noktasıdır.
İlçede Ezbider Ovası dışında, düzlük olarak; Kızıldağ’da Gökalan,
Solhun, Hışhış, Beşoluk, Örtülü ve Killik yaylaları bulunmaktadır. İlçe
topraklarını Kelkit Çayı ve kollarından Şeyhnigar Çayı sulamaktadır.
İlçe topraklarının kuzeyinden kaynaklanan Kelkit Çayı üzerinde bulunan
Kılıçkaya Barajı göl alanı, ilçe topraklarının bir bölümü üzerinde
bulunmaktadır. Kelkit Çayı’nın bir kolu olan Şeyhnigar Çayı, ilçe
topraklarından doğarak yine ilçe sınırları içerisinde Kılıçkaya Barajına
dökülmektedir. İl merkezine 96 km. uzaklıktadır. Deniz seviyesinden 900
m. yükseklikteki ilçenin yüzölçümü 392 km2 olup, 2000 Yılı Genel Nüfus
Sayım sonuçlarına göre, toplam nüfusu 8.353’tür.
İlçe bitki örtüsü bakımından zengindir. Toprakları içinde bulunan
Kızıldağ’ın kuzey etekleri çam, gürgen, ardıç ve dağ kavağı türünde
ormanlarla kaplıdır. Bu dağlarda otlak olarak kullanılan geniş meralar
bulunmaktadır. İlçenin kuzey kesiminde Kelkit Çayı’na kadar uzanan
engebeli kıraç arazide otsu bitkilerden meydana gelen stepler vardır.
İlçede, Karasal ve Karadeniz iklim özelliklerini gösteren geçiş tipi bir
iklim hüküm sürmektedir. Genellikle yazları sıcak ve kurak, kışları
soğuk ve karlı geçmesine rağmen çoğunlukla yaz aylarında yağmur, kış
aylarında vadide sert geçmeyen ve kısa süren bir kış yaşanmaktadır. En
yüksek sıcaklık 39C°, en düşük sıcaklık -18C°’dir.
İlçe ekonomisi tarım, hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal
ürünlerin başında, arpa, buğday, şeker pancarı, ay çiçeği gelmekte olup,
her türlü sebze ve meyve yetiştirilmektedir. Özellikle elma ve kavun bol
miktarda yetiştirilir. İlçe Ezbider Kavunu ile ünlüdür. Hayvancılıkta
büyük ve küçükbaş hayvan besiciliğinin yanı sıra arıcılık yaygın olarak
yapılmaktadır. Kızıldağ’da alabalık, Kılıçkaya barajı gölü Kelkit ve
Şeyhnigar çaylarında sazan ve yayın balığı avı yapılmaktadır.
İlçeye bağlı Doğantepe ve Kılıçköy’de krom yatakları vardır. Ancak son
yıllarda işletme durmuştur. DSİ kanal çalışmalarında Akıncılar Hınterler
mevkiinde linyit kömürüne rastlanmıştır. Ayrıca Eskibağ köyünde Çermik
mevkiinde bulunan bir maden suyu kaynağının böbrek ve idrar yolu
hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir. Doğantepe Köyünde
Bahattinşeyh Türbesi yakınında kaynak olarak çıkan ekşi suyun da böbrek
ve idrar yolu hastalıkları ile deri hastalıklarını iyileştirdiği
söylenmektedir.
İlçenin İlkçağ tarihi ile ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır.
Kaynaklarda geçen ilk tarihi Romalılardan başlamaktadır. Malazgirt
Savaşı’ndan (1071) sonra Türkmen boylarının yöreye yerleşimi hız
kazanmıştır. Kısa bir süre Selçuklu egemenliği altında kalan Sivas’ta
Danişmendli Beyliği kurulmuştur (1075). Selçuklu Sultanı Melikşah’ ın
Kumandanlarından Emir Danişmed Kelkit havzasını da içine alan geniş bir
bölgeyi Selçuklu topraklarına katmıştır. Bu dönemde Türkmen boylarından
biri bugünkü Akıncılar İlçe merkezinin 1 km. güneyindeki Söğütlüdere
mevkiine yerleşmiştir. Bir söylentiye göre burada özellikle keçi
besleyerek geçinen Türkmen boyunun, ilk yıllarda ektikleri mahsuller az
olduğundan kurdukları köye Azbiter adını vermişlerdir. Bu sözcük zamanla
Azbiter daha sonra Azbider ve Ezbider’e dönüşmüştür.
Yine bir söylentiye göre bu Türkmen boyu içerisinde bir anlaşmazlık
çıkmış, bir kısmı bugün Akıncılar ilçe merkezinin olduğu yere gelerek
yerleşmişlerdir. Bu iki yeni yerleşim yeri konumlarından ötürü Yukarı
Ezbider (Ezbider-i Bâlâ), Aşağı Ezbider (Ezbider-i Zir) olarak
anılmıştır.
1800 Yıllarında bölgeye gelen Ermeniler Yukarı Ezbider’e ve Aşağı
Ezbider’e yerleşmişler ve 1835 yılında Yukarı Ezbider’e ilk kiliseyi
yapmışlardır. Aşağı Ezbider’e de bir kilise yapan Ermeniler, bugünkü
Manastır denilen yere bir okul ve kilise daha yapmışlardır.
Yavuz Sultan Selim İran seferine çıktığında Ezbider önünde otağını
kurmuş ve askerlerini burada dinlendirmiştir. Yöre, Fatih Sultan
Mehmet’in 1473’te Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’la yaptığı Otlukbeli
Savaşı’ndan sonra Osmanlı topraklarına katılmıştır.
Osmanlı döneminde, Şebinkarahisar İlçesi Trabzon Vilayetine bağlı bir
nahiye olan Ezbider, 1860 Yılında Suşehri İlçe olduktan sonra Yukarı
Ezbider onun Nahiyesi ve Şebinkarahisar da Vilayeti olmuştur. I. Dünya
Savaşı yıllarında ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan Ermeni
ayaklanmaları sırasında, burada da karışıklıklar yaşanmış ve sonunda
Ermeniler kiliselerini ve manastırı yakarak doğuya kaçmışlardır.
|